DUYURU  : Telif haklarini ihlal eden her turlu materyal Hosfrm'da Yayinlanamaz ve Dagitilamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
| ChatFrm.Com | Kisisel Sayfalar | Anket ve Yarismalar | Ask Doktorunuz | Guncel Haberler | Genel Konular | Eglence Bu Bolumde Kopacaksiniz | Hobileriniz | Definecilik Ile Ilgili Hersey |
| Genel Kultur Konulari | Kultur ve Sanat | Turk Kulturu-Turk sanati | Dinimiz Islam | Videol paylasim Merkezi | Dizi Izle | Muzik ve Mp3 Tanitim | Tum Oyunlar | Elektronik Dunyasi | Bilgisayar-Donanim-Surucu teknik Destek-Programlar | Guvenlik Merkezi |Cep Telefonu-Logo-Melodi-Program | Digital Uydu Dunyasi | Webmaster Yardim | Bilgi Bankasi-Dev Odev Arsivi |ChatFrm.Com Danisman | Kadin Dunyasi | Cocuklara Ozel | Erkeklere Ozel |Araclar Modifiye | ChatFrm Ilan ver |

 

Kadınların s.e.k.s hakkında en çok sorduğu SORULAR!

Kadınların s.e.k.s hakkında en çok sorduğu SORULAR…
Geçen hafta erkeklerin seks hakkında bize mail yoluyla ilettikleri ve en çok sordukları soruları yanıtlamıştık. Bu hafta da kadınların seks sorularını yanıtlıyoruz!

 

İlişkimiz bir yıldan beri devam ediyor, ancak vajinam o kadar kuru ki, hiç zevk alamıyorum. (ESRA)
Bir kadının cinsel ilişikiden zevk alması için vajinanın kaygan olması ve acı hissetmemesi gerekir. Vajinanın kayganlaşmasını sağlayan sıvıyı vücut ön sevişme sırasında salgılar. Gerçekten de pek çok yeni ilişkide kadınlar cinsellikten kolay kolay zevk almazlar. Partnerlerini tanıyıp cinsellikte de karşılıklı iletişimi sağlayıncaya kadar kadınların sevişmekten zevk alması bir hayli zordur. Bu yüzden ön sevişmeyi mümkün olduğunca uzatıp partnerinize beklentilerinizi açıklamayı ihmal etmeyin.

Sık sevişmek ya da doğum yapmak vajinayı gevşetir ve cinsellikten zevk almayı engeller mi? (KADRİYE E.)
Uzmanlara göre vajina bir hayli gevşeyebilir, ama kısa bir süre sonra kendisini mükemmel bir şekilde toparlar. Bu yüzden istediğiniz kadar seks yapabilirsiniz.
Ancak belli bir aralıktan daha sık ve çok sayıda doğum yapan kadınların vajinalarının boyut ve biçim olarak kalıcı bir değişikliğe uğradığı bir gerçektir. Fakat bu değişim zevk almayı öncesine göre biraz farklılaştırsa bile engellemez. Bu durumu en aza indirgeyebilmek için doğumdan sonra özellikle pelvik kaslarınızı çalıştırmanız gerekir.

Cinsel ilişkiye girmek istediğimde vajinam bir anda kasılıyor ve penisin içeri girmesi mümkün olmuyor. Sorun nedir? (PERVİN)
Anlatılan belirtiler vajinismusu çağrıştırıyor. Uzmanlara göre bu tamamen psikolojik bir durum ve beyinin gönderdiği bazı mesajlar yüzünden vajina kasları kasılıyor ve cinsel ilşkiyi imkansız hale getiriyor. Bu durumu tedavisiz halletmek mümkün olmadığı için mutlaka bir jinekolog ve psikiyatriste başvurmak gerekiyor.

Son senelerde sürekli olmasa bile sık sık akıntım oluyor. Bu yüzden seksten zevk alamıyorum. Bundan nasıl kurtulabilirim? (NAHİDE)
Kadınların en büyük sorunlarından biri olan akıntının sebebi genellikle partneridir. Enfeksiyonu partnerinden kapan kadınlar cinsel ilişki devam ettiği sürece bundan bir türlü kurtulamazlar. Bu enfeksiyon erkeklerde bir belirti göstermediği için teşhisi son derece zordur. Bunun tedavisi için bir jinekoloğa gitmeniz ve etraflıca muayene olmanız tavsiye olunur.

Eşimin penisi çok büyük, seksten sonra acı hissediyorum, hatta bazı günler kanama bile olabiliyor. Bu bir sorun yaratır mı? (SERAP)
Uzmanlara göre penisin vajinaya göre çok geniş olması pek mümkün değil. Burada acı veren ve kanamaya yol açan vajinanın gerektiği gibi kayganlaşmamış olması. Eğer vajina gerekli kayganlığa erişemiyorsa bazı kayganlaştırıcı kremlerin kullanılması öneriliyor. Yeterince gevşememiş bir vajinanın penis yüzünden tahriş olabileceğine değinen uzmanlar bu bölgede oluşan ufak yaraların enfeksiyona yol açabileceğini söylüyorlar.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 17.08.2007

S.e.k.s pozisyonları!

S.e.k.s pozisyonları!
S.e.k.s hayatınız iyice monotonlaştı, değişiklik yapmak istiyorsunuz, ama ne yapacağınızı bilmiyorsunuz, hep aynı şekilde sevişmekten de sıkıldınız! Üstelik fanteziler de artık yatak odanızın kapısından içeri girmiyor… Bari herkesin az çok yaptığı, ama bir türlü adını bilmediği pozisyonları deneyin. Vereceğimiz teknik bilgiler ışığında tabii…

Misyoner pozisyonu
Bu pozisyon çiftler arasında en çok tercih edilendir. Kadın sırt üstü yatar, erkek karın üstü kadının üzerindedir.

Kadın için: Misyoner pozisyonu en çok tercih edilen pozisyon olmasına rağmen kadınların çoğu aslında bu pozisyonu sevmiyor. Çünkü misyoner pozisyonu kadının hareket alanını daraltıyor. Buna rağmen penis, bu pozisyonda vajinanın derinliklerine ulaşabildiği için tatmin edici bir pozisyon olarak biliniyor. Ancak, eğer partneriniz bir sumo güreşçisi ise uzak durun! Orgazm garantisi yüzde 80!

Erkek için: Bu pozisyonda bütün iş erkekte bittiği için biraz daha olgun ya da yaşlı erkekler bu pozisyonu pek sevmiyorlar. Erkek için çok fazla efor sarfedici olan bu pozisyon, ergenliğe yeni adım atmış olanların özel tercihi genelde! Ayrıca kontrolü elden bırakmayan, seksin temposunu elinde tutmak isteyen erkekler de bu pozisyonu tercih ediyorlar. Bu pozisyonun bir başka avantajı da erkeğin kadını rahatça öpebilmesi…

Jokey pozisyonu
Kadının üstte, erkeğin altta olduğu pozisyon.

Kadın için: Aslında bu pozisyon kendi içinde ikiye ayrılıyor. Kadın jokey pozisyonunda erkeğe yüzü dönük ya da sırtı dönük durabilir. Erkeğin yüzüne bakılmayacak gibiyse sırtnızı dönebilirsiniz yani! Tabii canınız nasırlı ayak görmek istiyorsa!..

Her iki durumda da bu pozisyonda kadının avantajı, fiziksel kondisyonuna göre ilişkinin hızını kendisinin ayarlayabilmesidir. Hükmetmeyi seven, otoriter kadınlar için bu pozisyon genel tercih nedeni!

Erkek için: Genelde bu pozisyona bayılırlar. Çünkü kendilerini bir seks kölesi gibi hissederler. Kadın onun üzerindedir ve ona hükmediyordur. Bunu düşünmek hoşuna gidebilir! Özellikle yaşlı ve tembel erkekler için ideal…

İkinci misyoner pozisyonu
İlkinden tek farkı, kadın bacaklarını erkeğin omzuna koyar.

Kadın için: Misyonerde yazılanlar aynen geçerli. Tek farkla. Penis bu pozisyonda vajinaya daha derin temas eder. G noktası uyarılır.

Erkek için: Bu pozisyonda erkek kalçasını daha rahat hareket ettirir. Ancak bu seksten uzun süre keyif almak isteyenler için uygun değil. Çünkü erkek çok çabuk orgazm olabilir.

X pozisyonu
Tarifi biraz zor… Kadın ve erkek yüzyüzeler. Bacakları makas gibi birbirine geçmiş. Yani misyoner pozisyonunun yanyana yatılan biçimi diyebiliriz.

Kadın için: Klasik ‘hangi bacak senin’ sendromu atlatıldıktan sonra başlanabilir. Eğer bacaklarınız esnekse tabii. Yoksa bu pozisyondan uzak durun. Çünkü bacaklarınız içiçe geçmişken hareket kabiliyetiniz sıfıra da inebiliyor. Penis, vajinayla temasta zorlanabilir.

Erkek için: Erkekler her türlü pozisyonu severler. Demek oluyor ki, bunu da seviyorlar. Ancak çoğu erkek, partnerinin bacağı diye kendi bacağını da okşayabiliyor :)

Köpek pozisyonu
Tarife gerek yok…

Kadın için: Porno yönetmenlerinin en sevdiği bu pozisyonu kadınlar pek tercih etmiyorlar. Çünkü bu şekilde penis doğrudan yumurtalıklara baskı yapıyor. Ve bu birçok kadın için rahatsız edici bir durum.

Erkek için: Erkeklerin daha az güzel kadınlarla bu pozisyonu tercih ettiğine dair bir iddia da var.

Kaşık pozisyonu
Kadın ve erkek yanyana yatıyorlar. Her ikisi de aynı yöne doğru bakıyor. Erkek, kadına arkadan yaklaşıyor.

Kadın için: Kaşık pozisyonunda seks, sarılmayla karışık olduğu için çiftler bu pozisyonu tercih ediyorlar: Duyguların daha derin gösterildiği bu pozisyon yazık ki kadınların orgazmı açısından tatmin edici değil. Ancak sabahları bu pozisyona başvurabilirsiniz. Ağız kokusu çekmektense :)

Erkek için: Biraz daha sert seksten hoşlanan erkekler için uygun bi pozisyon değil. Aama sabah yeni uyanmışsa ve kımıldayacak hali yoksa tercih edebilir.

Ayakta
Kadın ve erkek yüzyüze duruyorlar. Kadın bacakları ile erkeği sarıyor. Tabii bu durumda erkeğin bir duvara yaslanması gerekiyor.

Kadın için: Bu pozisyon kadın için çok keyifli olabilir. Çünkü penis hem vajinaya derin bir şekilde giriyor hem de partnerine sıkı bir şekilde sarılmış oluyor. Ama partner biraz daha ufak tefekse, güçsüzse ayakta sekse kalkışmayın. Zira düşeceğim tehlikesiyle zevk almanız güçleşir.

Erkek için: Erkekler için çok keyif verici bir pozisyon değil. Ancak kaslı erkekler tercih edebilir. Çünkü bir süre sonra hem heyecandan hem de güç kaybından bacaklar titremeye başlayabilir.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

Soyunma şekliniz sizi ele veriyor!

Soyunma şekliniz sizi ele veriyor!

Akşam yorgun argın eve geldiniz… Soyunup dökünüp dinlenmeyi hedefliyorsunuz… Ancak dikkat; soyunuş tarzınız sizi ele verebilir…

Gelişigüzel soyunanlar: Eğer soyunurken çıkardıklarınızı rastgele evinizin herhangi bir tarafına fırlatanlardansanız, arkadaş canlısı birisiniz. Hayatı bir parti gibi görüyorsunuz. Düşüncelerinizde rahat ve açık fikirlisiniz. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ise hiç umurunuzda değil. (Zaten muhtemelen ardınızdan bunları toplayacak biri vardır. Yoksa sıkar biraz bu kadar dağınıklık. Bu tip insanların beraberlik ya da evlilik hayatlarında mutlaka çorap kavgası olur.)

 

Titiz soyunanlar: Eğer çıkardıklarınızı düzgün bir şekilde bir yere koyuyorsanız ciddi birisiniz ve sakin yaşamayı tercih ediyorsunuz. Rutinliği seviyorsunuz. Hayattaki problemlerin üstesinden gelmenin en iyi yolunun onlardan uzak olmak gerektiğine inanıyorsunuz. (Bunlar kirlileri ayırdıktan sonra ceketleri hemen havalandırmaya götürür, asılacak bir şey varsa da asarlar. Zaten çoğu şeyi de kirliye atarlar. Aman ütülendikten sonra bir şeyi yanlış yere koymayın, kıyamet kopar.)

Önce ayakkabı ve çoraplarını çıkaranlar: Mükemmeliyetçi, utangaç, yoğun birisiniz. Bir karar vermeden önce iyice düşünürsünüz. Güvenilir birisiniz. Nelere ne kadar dikkat edilmesi gerektiğini iyi biliyorsunuz. Üzerinize düşenleri metodik biçimde büyük konsantrasyonla çözümlüyorsunuz.

Yavaş soyunanlar: Eğer tişörtünüzü çıkardıktan sonra pantolonunuzu on dakika sonra çıkaranlardansanız, Mesut Yılmaz gibisiniz demektir. Kendine güvenen, entelektüel, derin düşünen ve fazla zorluk çıkartılmasını istemeyen birisiniz. Ayrıca kendinize fazla zaman ayırmayı ve dolayısı ile yalnızlığı seviyorsunuz.

Hızlı soyunanlar: Eğer kıyafetlerinizi olabildiğince çabuk çıkaranlardansanız başkalarına önem veren birisiniz. Diğer insanların sizden beklentileri çok önemli. Kendi ihtiyaçlarınız açısından da endişelisiniz. Çoğunlukla işi gücü bol olan ve aile düşkünü birisiniz .

Önce mücevherlerini çıkarıyorsa: Eğer ilk olarak mücevherlerinizi, aksesuarlarınızı ve hatta saatinizi çıkarıyorsanız sıcak, düşünceli, duygusal, hassas ve romantik birisiniz (Saatinizi çıkartarak evde zaman mevhumunuzun olmadığını göstererek karşınızdakini çok mutlu ediyorsunuz bir kere. Ama lütfen alyansınızı orada burada bırakmayın. Başkasının evinde soyunmaya da hiç kalkmayın.)

Her seferinde farklı ise: Şüpheci ve ilginç biri olduğunuzu söyleyebiliriz. Risk almayı ve macerayı seversiniz. O günkü tutumunuza göre ne yapacağınız değişir

Bir türlü soyunamıyorsanız: Bir de eve girip soyunmadan, bütün gün dolaştığı o kıyafetle ortada dolanan tipler vardır ki işte onlardan uzak durun. Okuldan gelmiş çocuğunuza soyunmayı öğretmek gibi ona da bunun önemini ve yararını gerekir. Hatta banyoya sokup yıkamanız da söz konusu olabilir. Neyse ki tuvaletlerini kendileri yapabilir…

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

S.e.k.s, hayat dersidir

S.e.k.s, hayat dersidir

Seks sadece büyük bir zevk kaynağı değildir. Yaşamımıza renk getiren, yaşamı paylaşmayı öğreten bir ilişkidir.

Seks, sağlığımız açısından da çok önemlidir, düzenli bir seks yaşamı, cinsel dürtüleri tatmin eder ve cinsel düzensizliğin getireceği stres, sinirlilik ve huzursuzluktan korur. Belki de daha uzun ve kaliteli yaşam için bir anahtardır. Burda vurgulamak istediğimiz seks yaparak daha uzun ve sağlıklı yaşayabileceğimiz değildir. Seks, çok geniş bir kavramdır sadece cinsel organların birbirlerine değmesi, uyarması ve orgazm yaşanması, tek başına seks değildir. Eşler birbirlerine daha çok bağlanır, birbirlerini daha çok düşünürler ve uyum içinde olurlar. Daha önce yaşadıklarını konuşurlar, zihinlerindeki hoş, birleştirici anıları tazelerler.

Kalpleri de birleştirir
Seks sadece bedenleri değil, ruhları ve kalpleri de birleştirir. Özellikle kadında seks isteği bir fiziksel aktiviteden çok, ruhunu doyurmak amacı ile kendine gösterir. Duygularını partnerine duygulu ve sevgi dolu sözlerle aktarmak, eşler arasında var olan toleransın da artmasına neden olacaktır. Bir çok sorunun çözülmesinde önemli bir adımı oluşturacaktır. Cinsellikte , egoizmin ortadan kalkması, bütün ortak konularda da daha açık ve paylaşımcı eşler yaratır. Eşlerin birbirlerine karşı olan bu yaklaşımları ve duydukları mutluluk cinsel uyarılma açısından da büyük önem taşır. Her iki eş de bu kadar mutlu oldukları bir ilişkiyi sık sık yaşamak isteyeceklerdir.

 

Açık ve mutlu bir ilişki eşleri, ‘Eşimi nasıl daha mutlu edebilirim?’ sorusunu sormaya ve yeni fantaziler üretmeye yönlendirecektir.

Başarıya giden yol
Eşlerin cinsellik konusundaki bilgileri, eşler arasındaki ilişkilerin başarısı ve çeşitliliği açısından önemlidir. Burada vurgulamak istediğimiz eşlerin ne kadar çok cinsel deneyimi varsa veya ne kadar çok cinsel yöntem biliyorsa o kadar başarılı oldukları değildir. Her çift, yaşadıkları kültüre göre bilgi edinecekleridir. Önemli olan bilgilerini geliştirmek için kaynaklara başvurmaktan çekinmemeleridir. Eşinin karşısına, değişiklik olsun veya ilgi çeksin diye siyah deri seksi elbiselerle çıkarsa belki de eşinin kendisinden soğumasına neden olabilir.

Kültürel yapı önemli
Bu nedenle, eşler kendi kültürel yapılarının izin vereceği değişiklikleri kendileri bulmalıdır. Ancak bu konudaki kaynaklar onlara fikir verebilir. Cinsellikte atılacak bütün adımlar yakınlaştırıcı olmalıdır. Eşler, seks yaşamlarını ilgilendiren konularda çok dikkatli seçimler yapmalıdır ve eşlerinin düşüncesini mutlaka sormalıdır. Düzenli ve mutlu bir cinsel yaşam, sağlık, mutluk ve huzur getirecektir

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

Cinsel sorunlarınızı paylaşın!

Cinsel sorunlarınızı paylaşın!

Eşlerin bile birbiriyle paylaşmaktan çekindiği cinsel işlev bozuklukları bazen altta yatan başka bir hastalığa bağlı olabiliyor.

Cinsel sorunlar, eşler arasında her dönemde yaşanmasına rağmen çoğu zaman gizleniyor, çözüm aranmıyor. Oysa cinsel işlev bozuklukları bazen altta yatan başka bir nedene de bağlı olabiliyor.

 

Ürolog Prof. Dr. Ferruh Şimşek, kendilerine başvuran 18-81 yaş arasındaki hastaların ortalama yaşının 35 olduğunu belirterek, bunların büyük çoğunluğunu erkeklerin oluşturduğunu söyledi.

Yanlış inanışlar
Bu durumun ‘cinsel sorunların erkekten kaynaklandığı’ yönündeki yanlış inanışa bağlı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şimşek, şunları belirtti ‘Başvuran erkeklerin yüzde 50’sinde sertleşme bozukluğu, yüzde 42’sinde erken boşalma bozukluğu görülmektedir. Kadınların cinsel sorunlarında ise ilk sırayı yüzde 66 oranıyla cinsel birleşmeyi engelleyen vajinismus (cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek oranda vajina kaslarında kasılma), yüzde 25 oranıyla cinsel istek azlığı, yüzde 17 oranıyla da orgazm bozuklukları izliyor.

Araştırma sonuçlarına göre, cinsel sorunu olanların yüzde 77’si evlilerden oluşuyor. Türkiye’de 40 yaşın üstündeki erkeklerde hafif, orta ve ağır düzeyde sertleşme sorunu yaşayanların oranının yüzde 60 civarında olduğunu ve yaş arttıkça bu oranın yükseldiğini bildiren Şimşek, ‘Türkiye’de ortalama 5 milyon erkekte sertleşme sorunu var. Bizim ülkemizde bu sorunun daha fazla olmasının nedeni, ağır sigara içici bir toplum olmamızdan kaynaklanıyor’ diye konuştu.

İhmal etmeyin
Şimşek, cinsel işlev bozukluklarının bazen başka önemli hastalıkların habercisi olabileceğine de dikkati çekerek ihmal edilmemesi gerektiğini, önemli olduğunu hatırlatıyor.
 

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

Sevişirken birbirinizin tadına varın!

Sevişirken birbirinizin tadına varın!

Birbirinizi, cinsel ilişkisiz de mutlu etmenin bazı püf noktaları var. İşte örnekleri; parfümde aşırıya kaçmayın, sevişme sırasındaki seslere kulak verin, eşinizin tadına varın!

Bebekliğimizden beri birçoğumuz, duyularımızın pek azını kullanırız. Cinsel ilişkiye girmeden de birbirimizi mutlu etmeyi öğrenirken, herbir duyunun sevişmeye yardımcı olması için nasıl kullanılacağını da bilmek, yararlı olabilir.

 

İşte birkaç örnek:
Kokunun gücü
Parfüm, parfümlü sabun, masaj için kokulu yağlar, çiçekler, oda parfümleri veya koku duyunuzu zenginleştirecek herhangi bir şey kullanın (hepsini birada değil ama!). Unutmayın ki, eğer çok fazla parfüm kullanırsanız, eşinizi tahrik eden doğal kokularınızı yok etme riskiyle karşı karşıya kalabilirsiniz. Çok temiz olmaya ve iyi yıkanmaya özen gösterin. Ama doğal kokularınızı yok edecek kadar da gıcır gıcır temizlenmeyin. Bu arada, belki de ilk kez, eşinizin bedeninin çeşitli bölümlerinin nasıl koktuğunu öğrenin.

Ses efektleri
Sevişirken eşinizin çıkardığı sesler oldukça tahrik edici olabilir. ‘Seni seviyorum’ anlamına gelen inlemeler, iç çekmeler ve çığlıklar, sevişmenin nasıl gittiğine ilişkin önemli ipuçlarıdır. Işıkları kapatarak, sadece sesleri izleyerek, eşinizin cinsel uyarısının nasıl gitgide artığını gözleyin. Bedenlerinizin birbiriyle temasından meydana gelen seslerden haz almaya çalışın. Sevişirken güzel müzik kullanmayı da unutmayın.

Her şeyi görebilmek
Eşinizi günlük işlerini yaparken izlemekten zevk almaya, onunla ilgili nelerden hoşlandığınızı gerçekten anlamaya çalışın. Birbirinizin dış görünüşü üzerine iltifat yapın ve mutlu olduğunuz şeyler için teşekkür edin.

Tat almak
Dilinizle, eşinizin tüm bedeninin tadını öğrenmeye çalışın. Ağzının, yüzünün, teninin ve salgılarının tadına varın. Tad alma ve koku duyuları birbiriyle yakından bağlantılı olduğu için, koku egzersizleriyle başabaş gider.
 

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

Zeki olmayanların yatakta şansı yok!

Zeki olmayanların yatakta şansı yok!

Cosmopolitan, şimdiye kadar ki en büyük evrensel seks alışkanlıkları araştırmasına imza attı. Yaşları 18-30 arası değişen 27 bin kişinin cevapladığı anketin sonuçları şöyle:

İNGİLTERE

Kadınlar, seks öncesinde en az 15 dakika önsevişme istiyor.

İngiliz kadınların yarısı kendilerini gülme krizine sokan erkeklerle hemen yattıklarını açıkladı.

 

Kadınların yüzde 80’i ‘Görgüsüzlerin hiç şansı yok’ diyor.

Tembel ve uyuşuk erkekler de kadınların gözünde sekste başarısız.

Erkeklerin yüzde 30’u spontane seksten yana. Üçte biri sekste hakimiyeti kadına bırakıyor.

Erkeklerin yüzde 70’i zeki olmayan kadınları terk ediyor.

LATİN AMERİKA

Latin Amerikalıların yüzde 60’ı yatakta açık saçık ve müstehcen konuşmalardan hoşlanıyor.

HOLLANDA

Hollandalı erkeklerin yüzde 70’i kendine fazla güvenen kadınların seksi zedelediğini düşünüyor

BREZİLYA

Brezilya’da görünüş önemsiz. Ülkenin yüzde 42’si seks partnerinin zeki olması gerektiğini savunuyor.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 06.08.2007

Medeni Kanunun Kadın Hakları ile İlgili Bölümleri

EVLİLİK
 
Evlilik yaşı (TMK madde 124): Erkek veya kadın 17 yaşını doldurmadıkça evlenemez. Diğer hukuki işlemler için asgari yaş sınırı 18’dir. Ancak, hâkim olağanüstü durumlarda ve pek önemli bir sebeple 16 yaşını doldurmuş olan erkek veya kadının evlenmesine izin verebilir. Olanak buldukça karardan önce ana ve baba veya vasi dinlenir. Yargıç kararını verirken, kişilerin evlilik için gerekli ruhsal ve bedensel olgunluğa sahip olup olmadıklarına dikkat eder.
 
 Evlenme koşulları (TMK madde 124, 125, 126, 127): Ayırt etme gücüne sahip olmayanlar evlenemez. Küçük, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez. Kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadıkça evlenemez.
 
 
 Kişi vesayet altında ise ve vasisi izin vermiyor ise kişi mahkemeye başvurarak izin isteyebilir. “Hâkim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük veya kısıtlının evlenmesine izin verebilir,” (madde 128). Evlilik izni için ikametgahın bulunduğu “Sulh Hukuk Hakimliği”ne başvurulur.
 
 Akıl hastaları evlenmelerinde tıbbî sakınca bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemez (madde 133).
 
 
 
 
 Zorla evlendirme (madde 149, 150, 151) ve zamanında başvuru (madde 152): Hiç kimse zorla evlendirilemez. Kişi küçük de olsa öncelikle kendi izni alınır.
 
 
 Kişi yasanın evlenmek için aradığı yaştan büyük ise nikâh memurunun önünde hayır diyebilir ve kimse kendisini evet demeye zorlayamaz. Zorlandığı durumda savcılığa suç duyurusunda bulunabilir.
 
 
 Bir genç kız zorla evlendirilmiş ise; i) Cinsel birleşmeyi reddebilir. Eğer zor kullanılarak bu birleşme yapılmaya zorlanırsa savcılığa suç duyurusunda bulunabilir.
 
 
 ii) Zorla evlendirildiği için TMK’nın 149, 150 veya 151. maddelerine dayanarak evliliğin iptali davası açabilir. Bu dava evlenme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmalıdır (madde 152).
 
 
 Başlık parası: Başlık parası erkeğin evleneceği kadının babasına ödediği bir miktar paradır.
 Başlık parası yasal değildir ve bu konudaki sözlü anlaşmaların hiç bir geçerliliği yoktur. 
 
  Devamını okuyun…»

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 26.07.2007

KADININ 6 ROLÜ

Tek ve basit bir hayat yaşadığınızı sanıyorsanız, yanıldığınızdan emin olabilirsiniz. Çünkü her kadın, yaşam içinde farklı roller üstlenir. Ve asıl önemli olan, bu rollerin tadını çıkarmayı bilmektir.

Sevgili, eş, anne, evlat, olgun kadın, genç kız… Biz kadınlar gündelik hayat içinde adeta kılıktan kılığa girer, hatta ara sıra bu kadar fazla kimlikle başa çıkamayacağınız duygusuna kapılıp kendimizi son derece çaresiz hissederiz. Özünde sağlam bir karaktere ve belli kişilik özelliklerine sahip olsak da kabul edin, zaman zaman bulunduğumuz ortama ya da birlikte olduğumuz kişilere göre kabuk değiştirmeyi çok iyi biliriz. Aşırı gelişmiş sezgileriniz sayesinde kimin yanında nasıl davranmamız gerektiğini kestirir, ona göre hareket ederiz. Dört dörtlük bir kadın olmanın sırrı ise rollerimizin hepsini her zaman kusursuz oynamamız değil, onlardan keyif almayı, onlarla barışık yaşamayı becermemizdir. İşte tek bir hayata sığdırmaya çalıştığımız rollerimizden bazıları…

Ev kadını: İstediğiniz kadar modern bir yapıda olun, istediğiniz kadar iş kadını kimliğinizle özdeşleşin, darmadağınık, pis, zevksiz, özensiz bir evde yaşamak konusunda özel bir yetenek geliştirmediyseniz, ev kadını rolünü oynamak ve bekar olsanız bile evinizde kurduğunuz düzene sahip çıkmak zorundasınız demektir, işe lekeli ceketler ya da ütüsüz pantolonlarla gitmeniz mümkün mü? Ya da yemek yapmaktan vazgeçmeniz? Diyelim ki bir yardımcınız var ve her işinizi o yapıyor. Kopan düğmenizi de mi ona diktireceksiniz? Tabii ki özel bir ilginiz yoksa anneniz gibi zeytinyağlı dolmalar saramaz, dantel örtüler işleyemezsiniz, zaten buna vaktiniz de yok. Fakat sunu unutmayın ki artık ev kadınlığıyla iş kadınlığı birbiriyle çelişen kimlikler olarak kabul edilmiyor. Kariyeri konusunda son derece titiz kadınlar aynı titizliği evlerinde de gösteriyor, hatta hobi olarak yemek ya da; dikiş kurslarına bile katılıyorlar. Hafta sonu evleriyle meşgul olmayı ekstra bir yorgunluk değil, aksine dinlendirici bir aktivite olarak görüyorlar. Yani artık ev kadınlığı modern kadınlar arasında hor görülen değil, takdir edilen bir rol…

Soğuk vamp: Eskiden kadınlar okulu bitirir bitirmez evlenir, çocuk yapar ve hayatlarını sadece anne kimliğinin gölgesinde sürdürürlerdi. Oysa şimdi sadece kariyer peşinde koştukları için değil, biraz da kendileri gibi bekar kadınlardan cesaret aldıkları için evlenmek yerine yalnız yaşamayı tercih ediyorlar. Tek başlarına ya da arkadaşlarıyla birlikte rahat rahat eğleniyor. Bu arada yakışıklı erkeklerle flört etmeyi de ihmal etmiyorlar. Bu flörtlerin vazgeçilmez numarası ise tabii ki soğuk vamp… Eğer siz de gece hayatını sevenlerdenseniz, bu rolü bir gün mutlaka oynamalısınız. En seksi kıyafetlerinizi giyerek gittiğiniz bir barda buz gibi tavırlarınızın üzerinizdekilerle yaratacağı çelişki, sizin gibi cool erkekleri mıknatıs gibi yanınıza çekerken cıvıkların da sizden uzak durmalarını kolaylaştıracaktır. Unutmayın ki en sıcakkanlı, en neşeli kadın bile gerektiğini düşündüğü ya da hissettiği durumda bir buzdağı kadar soğuk ve sessiz olmayı, konuşması yerine doğal güzelliğinin ve seksapelinin ilgi çekmesini sağlamayı bilmelidir.

Şefkatli anne: Eski kadınlar anne kimliğinin gölgesinde yaşarlarmış derken elbette artık annelik öldü demek istemiyorum. Aksine günümüzde pek çok kadın 30′lu yaşlarında hormonlarının sesine kulak vererek kariyerlerine ara vermeyi bile göze alıyor, evlenip anne olmanın, bir aile kurmanın, çocuk büyütmenin mutluluğunu yaşıyorlar. Bir kadının rolleri arasında tartışmasız en zoru, ama aynı zamanda en zevklisi annelik… Sonsuz özveri, sabır ve güç gerektiren, ama insana bambaşka duygular tattıran, tarifsiz bir kimlik… Zaten hiç kimse ve hiçbir şey için yaşantısından ödün vermeyen, bencil sayılabilecek bir karaktere sahip kadınların bile çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek uğruna zevklerinden, meraklarından, çevrelerinden ve yaşadıkları sorumsuz hayattan hiç düşünmeden vazgeçmeleri de bunu kanıtlamıyor mu? Çocuğunun adım adım büyümesine tanıklık etmek, ona yaşamda yol gösteren bir rehber ve arkadaş olmak, başarılarıyla gururlanmak birçok kadın için çok önemlidir. Dolayısıyla tüm zorluklarına ve sıkıntılarına rağmen tadını çıkarması en kolay rol şüphesiz şefkatli anneliktir.

Babasının kızı: En güçlü anne, en olgun ve ayakları üstünde durmayı bilen kadın bile hayatinin her evresinde bir yanıyla babasının küçük prensesidir. Çoğumuz hayatla başa çıkamadığımızda, insanlar tarafından hayal kırıklığına uğratıldığımızda ve özellikle de aşkta hüsrana uğradığımızda soluğu ailemizin yanında alır, kendimizi babamızın ilgi ve sevgisine, sıcak tesellilerine ve her zaman işe yarayan öğütlerine bırakırız. Küçükken babasının yakınlığından nasibini alan bir kadın için ilerleyen yaşlarda hayata tutunmak ve kendine güvenmek çok daha kolaydır. Manevi desteğin yanı sıra biliriz ki maddi olarak da başımız sıkıştığında, işten çıkarıldığımızda, kiramızı ödeyemediğimizde ya da yeni bir araba almaya kalktığımızda babamız bize elinden geldiğince yardımcı olacaktır. Ondan korkmaz, ama sonsuz saygı duyarız. Hayat tecrübesinden, insanlar hakkındaki bilgisinden, ileri görüşlülüğünden faydalanmaya çalışırız. Hatta farkında olmadan hep ona benzeyen erkeklerle birlikte oluruz, ama bir yandan da biliriz ki hiçbir erkek onun yerini tutamaz, bizi onun gibi koşulsuz ve karşılıksız sevemez.

Başarılı iş kadını: Aileniz ya da arkadaşlarınızla birlikteyken istediğiniz kadar anlayışlı, hoşgörülü ve cana yakın olabilirsiniz. Fakat iş hayatının kurallarının çok farklı ve bir o kadar da acımasız olduğunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Senelerce eğitim gören, uykusuz gecelerde sınavlara hazırlanan, okulu bitirmek için elinden geleni yapan her kadın iyi bir iş edinmek, mesleğinde başarılı olmak ve kariyer yapmak ister. Dolayısıyla çalışma hayatının içindeyseniz, iş kadını rolü sizin için vazgeçilmez demektir. Erkeklerin hakimiyet kurduğu bir dünyada dişinizi tırnağınıza takıp kendinizi kanıtlamaya, sizi kıskananların önünüze koydukları engelleri aşıp patronunuzun takdirini kazanmaya ve hak ettiğiniz şekilde terfi etmeye çalışırsınız. Rolünüzü hakkıyla oynamak için didinip dururken bir yandan da duygusal hayatınızı dengelemeye, arkadaşlık ilişkilerinizi sürdürmeye, ailenize vakit ayırmaya ve varsa çocuklarınızla meşgul olmaya çalışırsınız. Bu anlamda başarılı iş kadını rolü herhalde bir kadını en çok yoran ve en sık ümitsizliğe kapılmasına neden olan roldür. Çünkü istediğiniz kadar yetenekli olun, bu rolde ne kadar başarılı olacağınız yalnızca size değil, iş ortamındaki başka insanlara da bağlıdır.

Genç kız: İşte bir kadının rolleri arasında en tatlısı, en keyiflisi… Her kadın kendini zaman zaman hayat dolu, şımarık, flört düşkünü, neşeli bir genç kız gibi hisseder ve böyle hissettiği zaman da girdiği her ortama renk getirir. Alışveriş ve kafeler, rengarenk giysiler ve ayakkabı tutkusu, sıkı dostlar ve dedikodu, pijama partileri ve içip içip dağıtılan geceler. Brad Pitt hayranlığı ve çikolata zaafı… Yaşımız kaç olursa olsun, hepimiz bazen 18 yaşındaki bir genç kızın saflığı ve cesaretiyle hareket eder, küçük kaprislerimize ve bağımlılıklarımıza yenik düşer, mantığımızı bir kenara atıp duygularımıza kulak verir, hatta kimi zaman abartıp duygusal ilişkimizde çocuk gibi hareket ederiz. Bütün bu davranışların kaynağı buluğ çağından itibaren benimseyip sonra da bir türlü kurtulamadığımız ve kurtulmak istemediğimiz genç kız rolümüzdür ve gerektiğinde olgun, aklı başında bir kadın gibi davranmayı çok iyi becersek de içten içe biliriz ki hayatın tadı asıl bu rolle çıkar.

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 25.07.2007

Küresel ısınma seksi kadınlar yüzünden

Küresel ısınma seksi kadınlar yüzünden

Kadınların daha seksi görünmeye çalışmaları küresel ısınmayı tetikledi.

21.07.2007 15:49

Amerika’da Hollywood Meteorolojik Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan araştırma, kadınların daha seksi hale gelmesinin erkeklerin vücut ısısını yükselttiğini ve bunun küresel ısınmaya yol açtığını öne sürüyor. Dr. Kelvin Arcbur, 1960′lara kadar sıcaklıkların normal seyrettiğini bu tarihten sonra yükselmeye başladığını belirterek, “1960′lar kadınların özgürleşmesinin başladığı tarihtir. Onların daha seksi görünmesiyle sıcaklık artmaya başladı” diye konuştu.

sabah

Devamını Okuyun... Hadi Yorum Yazalım 21.07.2007


RASTGELE YAZILAR


  • Fatal error: Call to undefined function: rastgele_yazi() in /var/www/vhosts/chatfrm.com/httpdocs/blog/wp-content/themes/Blix/sidebar.php on line 7